Çalışan Kadınların Ana Sorun Alanları

çalışan kadınların ana sorunu

Kentlerde çalışan kadınların ana sorun alanlarını iş gücü piyasasının cinsiyetçi yapısı ve kayıtdışı çalışma belirlemektedir. Kayıtdışı istihdam tüm çalışanlar açısından önemli bir sorun olup, kentlerde kayıtdışı çalışma oranları itibariyle kadınlar ve erkekler arasında pek fark bulunmamaktadır. İş piyasasında pek çok nedenlere bağlı olarak yaygınlaşan kayıtdışı sektör, çalışanların her türlü korumadan yoksun olması nedeniyle işgücü verimliliğini olumsuz etkilediği gibi kayıtlı çalışan işyerleri için de haksız rekabet oluşturmaktadır.

Kentlerde çalışan kadınların kayıtdışı işlerde yoğunlaşması; Kayıtdışı işler genelde emek yoğun mal ve hizmet üreten küçük ölçekli işyerlerindedir. İşgücü maliyetinden kaçınmak rekabet gücünü arttıran bir unsurdur. Bu nedenle büyük işyerleri üretim sürecini bölerek üretimin bir kısmını fason olarak küçük işyerlerine yaptırmakta, küçük işyerleri işgücünü kayıtsız çalıştırarak işgücü maliyetlerini düşürmektedir. Kentlerde kayıtdışı işlerde çalışan kadın ve erkeklerin oranları arasında belirgin bir fark olmamakla birlikte bazı işlerde kadınların daha yoğun olduğu bilinmektedir. Özellikle fason üretimin yoğun olduğu konfeksiyon sanayiinde çalışan kadınlar arasında kayıtdışı işlerde çalışanların oranı imalat sanayiindeki diğer işkollarından daha yoğundur.

• Kayıtdışı işlerin yapısının özellikle kadın işgücünün istihdam edilmesini kolaylaştırması; Kadınların kayıtdışı işlerde yoğunlaşması bir tesadüf değildir. Kadınların el emeği yoğun işlerde becerili olmaları, düşük eğitim düzeyleri, kazançlarının ekonomik destek olarak algılanması, bazı kadınların çalışma hayatına karşı tutucu tavırları, kayıtdışı işlerin çoğunun ev ve ailenin yaşlıları ya da çocukları ile beraber yapılır düzeyde olması, evlerde yapılan işlerin devamı niteliğinde olması, düzenlilik gerektirmemesi, bu tür işlere kolay ulaşılabilinmesi ve işgücü piyasasında düzenli ve sürekli kalmalarını güçleştiren cinsiyete dayalı iş bölümü kadınları bu tür işlere yönlendirmektedir. Bunun yanında kayıtdışı işlerin temel özellikleri olan, işin düzensizliği, ücretlerin düşüklüğü ve süreksizliği, sosyal güvence yoksunluğu, örgütsüzlük ve denetlenme eksikliği gibi nedenlerden dolayı ücretli işgücü içinde kadınlar dezavantajlı grubu oluşturmakta, çalışsalar bile yoksulluktan kurtulamamaktadır. .Ayrıca erkeklerin öncelikle formel sektör işlerini tercih etmeleri nedeniyle de kayıtdışı işlerde kadın işgücü değerlendirilmektedir.

• Kayıtdışı işlerin kayıtlı hale getirilememesi; Mevcut yasaların dar çerçevede olması, maliyetlerin yüksekliği, bürokratik işlemlerin detaylılığı gibi uygulamalar kayıtdışılığın yaygınlaşmasına ve küçük işletmeleri teşvik edecek kredi vb. destek mekanizmalarının yetersizliği de özellikle küçük işyerlerinin kayıtdışına kaymasına neden olmaktadır. Ayrıca kamu kuruluşları arasında mevcut kayıt sistemlerinin etkin işlemesini sağlayacak işbirliğinin olmaması kayıtdışılığın varlığını kolaylaştırmaktadır.

• Ev eksenli ve kendi hesabına çalışan kadınların desteklenmesi amacıyla yerel yönetimlerin yeterli imkan sağlamamaları; Daha çok evde üretilen ve el emeğine dayalı üretim yapan kadınların sosyal güvenceden yoksun olmasıyla birlikte ürettiklerine satış imkanı sağlanması, bu durumun düzenli hale getirilmesi ve yeni imkanlar yaratılması noktasında yerel yönetimlerin destek politikaları yeterli düzeyde değildir. .

• Kadınların evlilik, doğum ve çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi nedenlerle işten ayrılmaları ya da işlerinin kesintiye uğraması, Kadınların analık hallerinin korunması noktasında yasal düzenlemeler mevcuttur, ancak yine de doğum sonrası çocuk, yaşlı, hasta bakım hizmetlerinde destek mekanizmaları yaygınlaşmamıştır ve bu hizmetler pahalıdır. Doğum ya da çocuk bakımı sorunu karşısında işten ayrılan kadınlar, bu sorunun ortadan kalkması karşısında yeniden iş bulmakta zorlanmakta ya da aynı nitelikteki işlere girememektedirler. Ayrıca işten kısa süreli ayrılmış olmak, kadınların mesleki kariyer elde etme noktasında da fırsat eşitliğinden yararlanması önünde engel oluşturmaktadır.

• İşgücü piyasasının cinsiyet temelinde ayrışması; İşgücü piyasasında cinsiyet temelindeki ayrışma nedeniyle kadınlar bazı mesleklerde nispeten daha az yer alırken (pilot, cerrah, şoför gibi), bazı mesleklerde (hemşirelik, öğretmenlik, sekreterlik gibi) yoğunlaşmaktadırlar ki, bu meslekler görece düşük statülü ve ücretli işler olmaktadır.

• Kadınların karar mekanizmalarında yetersiz temsil edilmesi; Çalışan kadınlar kadın ağırlıklı iş ya da meslekler de bile yüksek düzeyde yetki alanlarında temsil edilmemekte, daha çok orta düzeyli yetki alanlarında bulunmaktadırlar. Kariyer elde etmek aşamasında cinsiyetler arasında yasal düzeyde bir ayrımcılık söz konusu olmasa da, uygulama düzeyinde kadının yükselmesi önünde kalıplaşmış önyargıların engelleyici olduğu bilinmektedir.

• Cinsel taciz; Çalışan kadınlar toplumun kadına bakış açısından dolayı cinsel tacize uğrama olasılığına sahiplerdir ve pek çok kadın açısından bu tür davranışa maruz kalma riski işgücüne katılımlarını engellemektedir. Cinsel tacize uğrayan kadınlar bu durumun dile getirilmesi noktasında kendilerinin suçlanacağı endişesiyle çekingen davranmaktadır. Çalışanların örgütleri soruna gereken önemi vermediklerinden ve gerekli destek mekanizmaları mevcut olmadığından bu soruna ilişkin duyarlılık geliştirilememektedir. Yeni TCK’nda cinsel taciz suç olarak tanımlanarak, cinsel tacizi önlemeye yönelik yasal düzenleme sağlanmış, yeni İş Kanununda da cinsel taciz haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sendikaların yasaların işlerlik kazanması için bu konuda çalışmalar yürütmesi önem taşımaktadır.

• Sendikaların örgütlenme çabalarının yetersizliği, Ülkemizde 1990’lı yıllardan sonra “işçi” statüsünde çalışanlara tanınan örgütlenme hakkı kamu çalışanlarını da kapsar şekilde genişletilmiş olsa da, ülkemizde sendikal harekete bakıldığında, kamu sektörü ağırlıklı bir örgüt yapısına sahip olan işçi sendikalarının özel sektörde etkin olamadığı görülmektedir. Özel sektörde örgütlenme önünde herhangi bir yasal engel olmamakla birlikte, kimi işverenlerin negatif tutumu örgütlenme önünde güçlük yaratmaktadır. Bunun yanında sendikalı kadın işçi sayısı oldukça azdır; bunun en büyük nedeni kadınların önemli kısmının kayıtdışı işlerde çalışıyor olmalarıdır. Sendikalı kadınlar ise kadın sorununa karşı duyarsız sendikal yapılarda kendilerini ifade etme mekanizmalarından yoksun bırakılmaktadırlar. 1990 yılı sonrası kurulan kamu çalışanları sendikaları da kadın üyelerinin yetersiz temsillerinin yanı sıra toplu-iş sözleşmesi ve grev hakkından yoksun oldukları için kadın üyelerine ilişkin somut iyileştirmeler sağlayamamaktadırlar. .

• Sendikaların “kadın işgücü” duyarlılığının istenilen düzeye gelememesi; Sendikalar erkek egemen yapıya sahiptir, bu bağlamda sendikal politikalar cinsiyet farklılığından kaynaklanan sorunları göz ardı etmektedir. Bir çok sendikanın üye dağılımları bile cinsiyet temelinde ayrışmamıştır. Bu nedenle sendikalı kadın sayısına ait bilgiler de güvenilir değildir. Sendikalar üyelerin temel hak ve menfaatlerinin geliştirilmesi ve korunması gerektiğinden hareketle kadın üyelerin iş ilişkisinde cinsiyet özellikleri gereği farklı tanımlanmaları ve bu farklılığın gözetilmesi karşısında tutucu davranmaktadırlar. Bu nedenle toplu-iş sözleşmelerinde kadın çalışanların sorunları dile getirilmemektedir. Kadın komiteleri kurulmamakta ya da kurulanlar yetki kısıtlaması içinde faaliyet göstermekte, kadın üyeleri hedef alan eğitim seminerleri yaygınlaştırılamamaktadır. Sendikal etkinlikler kadınların ev içindeki sorumlulukları göz ardı edilerek oluşturulmakta, iş kolu düzeyinde kadın politikaları geliştirilmemekte, kadın çalışan sorunu daha çok konfederasyonlar düzeyinde ele alınmaktadır.

• Sendikalarda kadınların temsil edilmemesi; Sendikalarda kadınlar daha çok işyeri temsilcisi düzeyinde temsil edilmektedir. Şube ve genel merkez yöneticileri düzeyinde sendikacı kadın sayısı çok azdır. Kadınların yoğun olduğu iş kollarında da bu durum aynıdır. Üst düzey karar mekanizmalarında yer alan kadın sendikacılar da daha çok sosyal işleri düzenleyen ve etki alanlarının kısıtlı olduğu görevlerde yer almaktadırlar. Kadınları teşvik edici kota, sandalye ayrılması gibi olumlu destek politikaları uygulayan sendika yoktur.

Leave a reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>